
Yıllardır, av,
avcılık ve av köpekleri hakkında, kitap, dergi ve internet sitelerinde, bir
çok şey söylendi, yazıldı, çizildi. Avcı teoride bu kaynaklardan,
pratikte de eş, dost, kendi tecrübesi ve diğer avcıların bilgi ve
yönlendirmesi ile avcılık sanatını icra etmeye çalıştı. Lakin; hepimizin
bildiği gibi, Av bir zevk işidir. Hiç birimiz belli bir bedel ödeyerek
sahibi olduğumuz av köpeğimiz ile zevk almamız gereken noktada, strese girip
sinir sahibi olmayı istemeyiz.Birde olayın avcılar arasındaki, avdan sonra
güzel sohbet ortamları ile yapılmaya başlayan rekabet sohbetleridir, Stresli
ve problemli geçmiş bir avın devamında ki av sohbetleri de pek keyifli
olmasa gerek...
Düşünün; güzel bir
drahtarımız var ve av sezonu gelip büyük heyecanla hem zevk almak, hem de
köpeğimizin marifetlerini net olarak görmek için ava çıkıyoruz, köpek avı
gördüğü an, fermasını verip görevi bize bırakması gerekirken, avın üstüne
atlayıp kendisi yakalamaya çalışıyor, veya ferma tamam, avcının avı vurması
da tamam, köpek layıkıyla markalamasını da yapıyor, lakin; köpeğin aport
görevini yapması lazım, köpek yaralı avı, avcıya getirirken ağzında
geveleyerek, bağırsakları dışarıda, posası çıkmış bir av getiriyor...Nerede
kaldı bu işin zevki ?... Köpeğin görevi ne olursa olsun, yavruluk döneminden
itibaren disipline edilmeli, ava çıkartılmadan önce yavru köpek, güdüsel
kabiliyetlerinin, itaat eğitimleri ile disipline edildikten sonra Ava
başlanmalıdır. Av Köpeği Eğitim bölümünde, eğitim müfredatı dönemsel
periyotlar halinde anlatılmaktadır